aynanın karşısında düşüncesizliğinde boğuluyordu.Koyu kahve dolabında üstünde birkaç tane not parçası..Birkaç tane de ucu olmayan kalemlerden vardı.. Bir paket sigara da.. Noktaların sonlandığı bir kelime...
yansın geceler.. kor alevinin altında yansın bu beden.. yakamozun ışığı altında husuflar gizlenirken.. firak geceleri vuslata dairse eğer... bu beden sana hükümdür yarim..
çiçek özlü bir bahar kapımda zakkum kokulu bir perde ellerimde.. dikenli bir tablo tırnaklarımda.. renksiz düşler kabuslarımda.. buhran kadeh midir yakan ? bir damla kormudur kızıl olan? Güneş batarken gülmez...
"biliyorum çok hatalıydım.. sana bu yanlışı baştan yaptım.. beni sevdin değerini bilemedim.. aslında ben seni hiç haketmedim. ne olur bir söz söyle.. yüzüme bakma öyle.. suskunluğun yakar beni.. karşımda durma öyle.. hiç...
sessiz duvarlarım nameler firarında bir çöl rüzgarı götürdü beni kollarına.. bir yağmur damlası kondu dilime.. kırmızı çizgiler tırnaklarımda.. siyah ojeler üstünde... beyaz sabun kokuyor şimdi yastığım.. senin parfümün yok...
hıçkırıklar boğulmaya başladı labirentler kayboluyor çakıl taşlarımda kristal bir parça vücudumda çatlıyor kan damarlarımda hıçkırıklar boğulmaya başladı.. Küstü toprak , rujlarım dağınık.. torbalarım küllü sigaram kokulu.. kalburum burkuk kalbim kırık hıçkırıklar boğulmaya...
sözcüklerimin sırtında çelik anahtarlar.. patikaların önünde kırılan camlar.. kanlarımda şırıngalar.. bir düğümün tam ortasında dilim.. sıkılan zincirler yakar oldu canımı.. yıkılan kapılar açmaz oldu anahtarlarımı.. bakmaz oldu tanrı sözcüklerime.. sabır eder...
yaprakların ardında yorgunluklar tellerin arasında husuflar var aşınmışlıkların kapısında taçlar.. meltemin dağıttığı sayfalar.. kardeşliğin gözbebeklerinde bir ince sızı.. yaprakların ardında yorgunluklar.. kaldırımlarda izler.. bedenlerde izler.. ruhlarda izler.. herşeyde izi var bir önceki izin.. ...
açan baharın gölgesiyle aralandı gün ışığı.. kumun akıcılığı gibi zaman.. tutamazsın.. fazla sıksan parmak aralarından akar.. açık bıraksan avucunu rüzgar dağıtır.. tutamazsın.. kıymeti bilinmeyen bir nota.. nameye sonradan yerleştirilmiş bir söz.. gözlerine...
kıvrak rüzgarının önünde.. masum bakışlarının ardında.. birşeyler gizli sözlerinde çözemedim bir türlü.. kavrayamadım nedense.. şansın tekrarı olamayacağı.. geri ödenemeyen bir bedel sırtımda taşıdığım.. olmayı bekleyen bir olacak.. ifade giyinecek bir elbise askıda...
HASRETİN SONSUZ BİR KARANLIK NEREDE YİTİRDİK SENİNLE BİLEMEM AŞKIN YOLLARINDA SÖZ VERMİŞTİN BANA HAYKIRSAM DUYARMISIN ARARKAN SEVGİNİ? ELLERİM ELLERİNİ ARARKEN YOKLUĞUNDA.. BU GECE GÖLGELER BENİMLE KOLKOLA.. KAYBOLAN SEVGİMİZİ TERKETTİN...
aslında bende isterim emeklemedem koşmayı.. güzel elbiselerle makyaj yapıp dolaşmayı.. aslında bende isterim düşünmeden konuşmayı küçük bir oyun içnde önemli kişi olmayı [iyi dostlar biriktirdim hepsi ailem...
güneşin doğuşuyla husuf etti dokunuşlarım.. baharın gülüşüyle aydınlandı karanlığım.. beyaz güllerin dikeni ile gölgesi bir bütün oldu... tüm dikenlerini fırlattı gül keskin bir ok gibi.. fırlatılan okla kayboldu...
beni canım arkadaşım mrfood sobelemiş.... bende hemen cevap veriyorummm.. bitaneme.... 1) Bir renk olsaydım ; Mor olurdum...Çünkü mor soğuk mavi ile sıcak kırmızının...
madum bir sevdadır kalan bende hayye gölgelerden sızan bir gün ışığıdır.. bütünlüğün sarmaladığı kayboşla.. gizemin solduğu bir aşktır.. ince kalınlıkların renklerinde.. sessizliğin tanık olduğu tınıda duvarların hıçkırdığı bir bir...
onca zamandan sonra karşımdaydın işte.. o kadar yıldan sonra koynumdasın işte.. sevdalı bulutlar gibi sıcaklığın.. o denli serin gözyaşların.. sakın sakın ağlama.. dudaklarımın parlakllığı olur gözyaşların.. günbatımları...